top of page

1975 yılında Ankara’da doğdu. 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümünden mezun oldu ve ertesi sene aynı kurumda yüksek lisans eğitimine başladı. 2002’de araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlayan Arığ, 2015 senesinde sanatta yeterlik unvanını aldı. Halen Aynı Kurumda Dr. Öğretim Üyesi olarak çalışmaktadır. Tanzer Arığ flanör olarak günümüze, çevremize tanıklık ederken, yıkımın ve yaratıcılığın mimari köşelerinde geziniyor. Gaston Bachelard yer yurt olarak ev, bina, tavan arası, kiler gibi iç alanları şiir, edebi anlatılarla ele alırken, coğrafyaları, tarihsel yer ve mekânları insanileştirici ve birleştirici bir amaç gütmüştü. Filolojik, felsefi bu dünyanın diğer ucuna Lefebvre ve David Harvey gibi kent yıkımı, mekânların anlam, kültürel, politik, estetik yönlerini düşünenleri koyabiliriz. Tanzer Arığ Bachelard’ın şiirsel anlatı imgelemi ile Harvey’in savunmaya çalıştığı bellek mekânlarını görsel notlar halinde ele almaktadır. Bu sergi kapitalizmin rant uğrağı olan kentsel yerleşkelere yapılan saldırıları; çocukluklarımızın geçtiği ev ve apartmanların yerinden sökülmelerine karşı bir tür hafıza alanları oluşturmaktadır. Sanatçı sergide yeni ev, oda, mekân önerileri de sunar. Heykel biçimine dönen mimari bu önerilere geçip giden yapılarla aramızdaki nostaljik yaşantıların not edilmesi olarak bakabileceğimiz gibi iktisadi ve politik hayatın yıkıcı kararlarına karşı sanatçıların gözlem ve keskin eleştiri notları olarak da bakmalıyız. İlerlemeyi bir yıkım iklimi değil, birbirine eklemlenen süreçler ve binalar biçiminde ele alabilmenin ekonomi politiğini çalışmış sanatçı mimari önerileriyle yeni düşünme biçimlerine dikkat çekiyor. Hemen hemen her kültürde kapı bir geçişi, bir sınırı ve kimi zamanda bir belirsizliği temsil ederken, simgesel yönüyle de varoluşsal bir geçişin gerçekleştirildiği, bireyin mevcut durumundan sıyrılıp, yeni bir deneyim alanına adım atma durumuna işaret edebilmektedir. Kimi zaman bizi bilinen dünyamızdan koparıp bilinmeyen bir alanın derinliklerine sürükleyebilen bir temsile karşılık gelen yapısıyla kapı imgesi, bireye ait, öznel yeni bir deneyim alanının da oluşmasına aracılık eder. İşte tam bu deneyim alanının merkezinde yer alan eşik, metaforik anlamıyla nerenin içerisi veya dışarısı olacağına, hangi tarafın gerçek yada idealar dünyasına açılacağına karar verdiğimiz, korku ve arzularla yüzleşilecek yüklü bir simgesel durumu işaret eder.

bottom of page